Tırların Bağlı Bulundukları Ülkeye Geri Gönderilmesi Zorunluluğu – Brüksel Yönergeleri

Avrupa Hareketlilik ve Ulaştırma Genel Müdürlüğü (DG MOVE), Hareketlilik Paketi’nin tırların kuruluş ülkesine zorunlu dönüşüne ilişkin hükümlerinin doğru uygulanmasına yönelik bir dizi açıklamayı 7 Haziran’da resmi olarak yayınlandı. Aşağıda, Hareketlilik Paketinin en tartışmalı hükümlerinden birine ilişkin Brüksel’in talimatları yer almaktadır.

Yükümlülüğün Kapsamına Kimler Giriyor?

Açıklamada gündeme getirilen ilk konu, hüküm kapsamındaki araçların türüne ilişkindir. Dolayısıyla zorunlu dönüşler şirketin kuruluş ülkesinden ayrılan ve üçüncü taraflar adına uluslararası mal taşımacılığı için kullanılan araçlar içindir.

(AT) 1071/2009 sayılı Tüzüğün 5(e) ve (g) maddelerine uygun olarak karayolu taşımacılarının kullanımına sunulan ve şirketin kurulu olduğu Üye Devletin mevzuatına uygun olarak tescil edilen veya piyasaya sürülerek kullanımına izin verilen römorklar ve yarı römorklar için geçerlidir. Kuralın geçerli olmadığı durumlar şu şekildedir:

  • Kapasitesi 2,5 tonu aşmayan taşıtlar,
  • Azami hızı 40 km/saati aşmayan motorlu araçlar.

Araç Nereye Dönmelidir?

Gündeme getirilen ikinci konu ise aracın bağlı bulunduğu ülke dışında geçirdiği bir sürenin ardından nereye dönmesi gerektiğiyle ilgilidir. Belgeye göre araç, aracın sahibi olan şirketin kurulduğu ülkedeki operasyon merkezlerinden birine geri dönmelidir.

Nakliye müdürünün başka bir ülkeden olup olmadığına bakılmaksızın, şirketin merkezinin bulunduğu AB üyesi Devlet olarak anlaşılmalıdır. Bu Üye Devlet aynı zamanda 1071/2009 sayılı Tüzüğün (AT) 11(1) Maddesi temelinde şirketin karayolu taşımacılığı operatörlüğü mesleğini sürdürmesine izin veren AB devletidir.

Buna ek olarak, araç her seferinde aynı operasyon merkezine veya şirketin kurulu olduğu Üye Devletteki başka bir operasyon merkezine dönebilir.

Tır Ne Zaman Geri Dönecek?

Genel Müdürlük kamyonun zorunlu dönüşten sonra şirketin tesislerinde geçirmesi gereken süreye atıfta bulunmaktadır. Bu noktada 1055/2020 sayılı Tüzüğün, aracın kuruluş Üye Devletine geri dönmesi gereken süreyi belirtmediği vurgulanmaktadır.

Bu durum (AB) 2020/1055 sayılı Tüzüğün 8. maddesinde açıklanmıştır. Geri dönüşü planlayan operatörler operasyonu optimize etmek amacıyla araç bakımı, teknik denetim veya kuruluş Üye Devletinde sona eren bir taşıma operasyonu gibi gerçekleştirilecek belirli faaliyetlerle birleştirmeye çalışabilir.

Bu durum aynı aracın kısa bir süre için ve (EC) 561/2006 sayılı tüzükteki sürüş süresine ilişkin hükümlere uyulması şartıyla şirketin tesislerine geri dönebileceği anlamına gelmektedir. Kılavuzda yer alan ilkelere göre bu tür geri dönüşlerin döngüsü tercihen (EC) 561/2006 sayılı tüzükteki taşımacılık şirketinin faaliyetlerini sürücünün en az 4 haftada bir eve dönmesini sağlayacak şekilde düzenleme yükümlülüğü ile senkronize edilmelidir.

Bu nedenle, her iki yükümlülük de sürücünün en fazla 8 haftada bir araçla birlikte geri dönmesi ile yerine getirilmelidir. Ayrıca kılavuzda, kuruluş Üye Devletine geri dönme yükümlülüğünün, belirli sayıda işlemin kuruluş Üye Devletinde gerçekleştirilmesini gerektirmemesi veya operatörlerin iç pazar genelinde hizmet sunma kabiliyetlerini başka bir şekilde kısıtlamaması gerektiği belirtilmiştir.

Araç Nasıl Dönecek?

Yönetmelikte aracın nasıl döneceğine ilişkin olan bir husus belirtilmemiştir. Bu nedenle tır kendi başına veya tren, feribot vb. gibi başka bir ulaşım aracıyla da geri dönebilir.

Zorunlu Geri Dönüş Süreleri

DG MOVE, 8 haftalık sürenin hesaplanmasına ilişkin olarak, aracın kuruluş Üye Devletindeki şirketin operasyon merkezlerinden birine, o ülkeden ayrıldıktan en fazla 8 hafta sonra varması gerektiğini açıklamaktadır.

Sürelerin, tarihlerin ve zaman sınırlarının hesaplanmasına ilişkin AB kurallarına göre, söz konusu 8 haftalık toplam süre, aracın kuruluş Üye Devletinden ayrılışını takip eden gün saat 00.00’da başlar ve 8 haftalık eşit bir sürenin ardından sona erer. Bu nedenle araç en geç 8 hafta sonra haftanın aynı günü 23.59’da bu operasyon merkezine veya diğer iş merkezine geri dönmelidir.

Ayrıca geri dönüş 8 haftalık sürenin son gününün resmi tatiline (Cumartesi veya Pazar) denk gelirse bir sonraki iş gününün son saatinde sona erecektir. Yükümlülük, aracın işyerinin bulunduğu Üye Devlette iade edilmesiyle ilgili olduğundan, yalnızca işyerinin bulunduğu Devletteki resmi tatiller söz konusudur.

Yükümlülüğün Yerine Getirildiğinin Resmi Teyidinin Yapılması Zorunluluğu

Brüksel kılavuz ilkeleri bir şirketin yükümlülüğünü yerine getirmek için göstermesi gereken faaliyetlere de atıfta bulunmaktadır. Talimatlar uyarınca, nakliyecilerin ellerindeki araçların Üye Devletten ayrıldıktan sonraki 8 hafta içinde en az bir kez kendi ülkelerindeki operasyon merkezlerinden birine döndüklerine dair açık kanıtlar sunmaları gerekmektedir. Bu gerekliliğe uyulduğunu göstermek için her türlü kanıt kullanabilmelidir.

Uygulamada aracın son 8 hafta içinde ve/veya her 8 haftada bir kuruluş yerindeki konumunu kanıtlayan herhangi bir belge olabilir. Bu tür belgeler takograf kayıtları veya irsaliyeler olabilir. Ayrıca 165/2014 sayılı Tüzük (AB) uyarınca akıllı cihaz bulunan araçlar söz konusu olduğunda takograf verilerinin yükümlülüğe uyulduğunu kanıtlamak için kullanılabileceğini açıklanmaktadır.

Takograf verileri, söz konusu aracın son 8 haftanın sonunda, aracı elinde bulunduran şirketin merkezinin bulunduğu Üye Devlete geri getirildiğini kanıtlamak için kullanılabilir. Nakliyeciler, yollarda yeni yükümlülüğe uyup uymadıklarının kontrol edilmesini bekleyebilirler. Şirket, tesislerinde bulunan belge ve kanıtlar vasıtasıyla daha sonraki bir aşamada yükümlülüğe uyduğunu her zaman gösterebilmelidir.

Güncel haberler için bizi Facebook veya Instagram hesabımızdan takip edebilir, nakliye şirketi kurulumu ile ilgili ayrıntılı bilgi için websitemizi inceleyebilirsiniz.

2022 Yılında Avrupa, Taşımacılık Sektöründe Yükselişte

2022 yılında Ukrayna’da gerçekleşen savaştan dolayı Avrupa’da Mart ayından itibaren benzin istasyonlarında keskin bir artış görüldü. Bu artış ortalama yüzde 69 oranında oldu.

Mart ayındaki dalgalanmanın tüm etkisi sadece ikinci çeyrekte hissedildi. Ancak mazot fiyatlarında ki artışa rağmen yılın ikinci çeyreğinde Avrupa’da sözleşme oranlarında artış yaşandı. Avrupa karayolu taşımacılığı sözleşme oranı endeksi yılın ikinci çeyreğinde, ilk çeyreğe kıyasla 6,1 puanlık artışla 121 puana ulaşarak rekor kırdı.

Yıllık bazda gerçekleşen sözleşme oranı endeksi ise 13,1 puan daha yüksek. Spot kur endeksinde ise daha hızlı bir artış yaşandı. Avrupa’da spot kur endeksi Nisan-Haziran 2022 döneminde 134 puana ulaşarak 2022 yılının ilk çeyreğinin 11,8 puan, geçen yılın ikinci çeyreğinin ise 20 puan üzerinde seyretti.

2022 Temmuz ayından itibaren Polonya dâhil olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde akaryakıt fiyatlarında düşüş yaşandı. Bu düşüş Polonya’da taşımacılık sektörünü büyük ölçüde rahatlattı. Ancak 2022 yılında zıt olarak Türkiye’de akaryakıt fiyatlarında günden güne artış yaşandı.

Uzmanlara göre Türkiye’de sürekli artış gösteren akaryakıt fiyatlarının ana sebebi TL’nin dolar karşısında değer kaybetmesi. Dolayısıyla AB ülkesi olan Polonya’da nakliye firması kurmak Türk girişimciler için ülkemizle kıyaslandığında maddi açıdan oldukça avantajlı durumda. Ancak Avrupa’da fiyatları artıran tek faktör akaryakıt değil.

Avrupa’da ki akaryakıt fiyatlarını artıran diğer faktör on binlerce Ukraynalı kamyoncunun ülkesine dönmesiyle beraber daha da kötüleşen sürücü sıkıntısı. Polonya sürücü sıkıntısından en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Dolayısıyla Polonya’da büyük bir sürücü açığı bulunuyor.

Araştırmalara göre Polonya’da karayolu taşımacılık sektörü piyasasında 120 binden fazla sürücü açığı var. Ülkede ki sürücü arayışı gün geçtikçe daha zorlu bir hal  alıyor. Dolayısıyla Polonya’da Türk şoförlere olan ilgi artacaktır. Var olan sürücü açığı aynı zamanda Polonya’da firma kurarak uluslararası nakliyecilik yapmak isteyecek girişimciler için de bir fırsat niteliğinde.

Polonya Karayolu Taşımacılığında Gelecekteki Rekorların Habercisi

Avrupa’da fiyatların artmasına istinaden Polonya ve Almanya arasındaki ana Avrupa rotalarından biri olan Varşova-Duisburg rotasında spot rakamlarında artış kaydedildi. Bu rotadaki artışın Avrupa’daki en hızlı artışlar arasında yer alması Polonya ve Almanya’yı net bir toparlanma sürecine götürdü. Elde edilen yeni sonuç, bu yılın ilk çeyreğinde bu rotadaki fiyatların Avrupa’da en hızlı artış gösterdiği döneme kıyasla belirgin bir yükselişi gösteriyor.

Duisburg’a yönelik spot piyasa ücretleri bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 4,1 artarak 1,31 Avro/km) ulaştı. Varşova’ya yönelik spot ücretler ise k/k bazında yüzde 2,4 artarak (1,39 €/km) yükseldi. Bahsedilen Almanya-Polonya rotasını Avrupa ölçeğinde özellikle farklı kılan şey, kontrat oranlarındaki artışın spot oranlardan daha hızlı olması.

Duisburg’a yönelik ortalama kontrat ücreti 2. çeyrekte yüzde 7,3 artışla (1,15 €/km) yükselirken, ters yönde istikamette ise yüzde 4,8 artışla (1,14 €/km)’ye ulaştı. Polonyalı nakliyeciler, son rakamlara göre yollardaki kamyonların neredeyse beşte birini oluşturuyor ve hem spot hem de uzun vadeli iş oranları rekor seviyelerde. Spot endeks 1. çeyreğe kıyasla 24 puan artarak 159 puana yükseldi. Kontrat fiyat endeksi ise daha düşük bir hızla, 12 puan artarak 131 puana yükseldi.

Avrupa’da Nakliye Sektöründe Yüksek Ücretler Her Yerde

Bu süreçte diğer önemli Avrupa rotalarında da artışlar yaşandı. Örneğin AB’nin en büyük iki ekonomisini birbirine bağlayan Duisburg ve Paris şehirleri arasındaki güzergâhta her iki yöndeki spot ücretler Avrupa ortalamasının bir buçuk katından fazla arttı. Duisburg’dan Paris’e yapılan yolculuklar bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 17,8 artarak 3,41 Avro/km, tersi yönde ise yüzde (2,12 Avro/km)’ye ulaştı.

Sözleşme fiyatlarında ki artış ise spot piyasaya göre daha az gözükmektedir. Paris’e yük başına ortalama fiyat 2022’nin 2. çeyreğinde (2,99 Avro/km) oldu. Bu oran yılın Ocak-Mart dönemine kıyasla yüzde 10,3’lük bir artış gösterdi. Duisburg’a ise yüzde 8,9’luk bir artışla (1,84 €/km)’lik bir artış yaşandı.

Yüksek fiyat artışı İspanyol nakliyecilerin yüksek maliyetlerinin oldukça güçlü Fransız talebiyle karşılandığı Fransa-İspanya hattında da görüldü. Paris’e yönelik spot oranlar 2022 yılının ilk çeyreğine kıyasla yüzde 20,9, Madrid’e yönelik oranlar ise yüzde 21 arttı. Kontrat oranlarında ise Paris’te yüzde 16,4, Madrid’de ise yüzde 5,7 artış oldu.

Neden Polonya?

Polonya’da akaryakıt fiyatlarındaki artışta 2022 yazı boyunca yavaşlama görüldü. Polonya’da akaryakıt fiyatları Türkiye akaryakıt fiyatlarına kıyasla oldukça iyi seviyelerde seyrediyor. Üstelik 2022 yılının 2. çeyreğinde Polonya ve Almanya arasındaki rotada kaydedilen artış Polonya’da gelecek aylarda taşımacılık sektöründe gerçekleşecek rekorların habercisi.

Gelecek aylarda Polonya’yı yüksek talep sezonu bekliyor. Polonya hem iyi şartlarda çalışmak hem de kaliteli bir yaşam sürdürmek isteyenler için oldukça uygun bir ülkedir.

Bizler Polonya Nakliyat olarak nakliye sektöründe bulunan girişimcilere profesyonel kadromuzla şirket kuruluşunda gerekli yönlendirmeleri sağlayarak destek oluyoruz. Ayrıca Polonya’da karayolu taşımacılığı yapmak isteyen şoförlerin de gerekli tüm işlemlerini gerçekleştirerek Avrupa kapılarını sürücülere açıyoruz.

Polonya Nakliyat nakliye sektöründe ki tüm girişimcilerin yanında! Detaylı bilgi için bizlere ulaşın. Bizi ayrıca Facebook hesabımızdan da takip edebilirsiniz.

Karayolu Taşıyıcılarının Seçebileceği En Avantajlı Ülke Polonya

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle birçok nakliye şirketi çeşitli zorluklarla işini yürütüyor. Bağlantılı olarak karayolu taşımacılığı yapan şoförler de bu durumdan olumsuz yönde etkileniyor.

Türkiye’de karayolu taşımacılığında gerekli düzenlemeler uygulanmadığı için şoförler günlerce, hatta haftalarca evleri ve ailelerinden uzak kalıyor. Şoförlerin çoğu zaman düzenli ve öngörülebilir rotaları olmuyor.

Avrupa ülkelerinde karayolu taşımacılığı yapan şoförler bir günde belirli saatin üstünde yol kat edemezken, Türkiye’de bu konuyla alakalı her hangi bir düzenleme yok ve bu durum şoförlerin sağlık durumunu olumsuz yönde etkiliyor. Olumsuz psikolojiyle işine devam eden şoförler, nakliye şirketlerine de maddi manevi zarar yaşatabiliyor.

Türkiye’de ki düzensiz işleyişin aksine, AB ülkelerinde nakliye şirketi yürütmek ve karayolu taşımacılığı yapmak birçok yönden daha avantajlı. Karayolu taşımacılığı AB ülkelerinde belirli kontrol mekanizması ve düzenle işliyor. Bu durum hem nakliye şirketlerine, hem de şoförlere kaliteli iş imkânı sunuyor.

AB ülkeleri arasında yer alan Polonya, son yıllarda yaptığı atılımlarla Avrupa’nın en büyük karayolu taşımacılığı pazarı haline gelmiştir. Ülkede taleplerin artışıyla birlikte taşımacılık sektörü hızla büyümektedir. Bu büyümeyle orantılı olarak sektörde ki çalışan sayısında artış yaşanmaktadır.

Bu hızlı büyümeden dolayı Polonya’da karayolu nakliye sektöründe büyük şoför açığı oluşmuştur. Türkiye’de daha iyi şartlarda çalışmak isteyen karayolu taşıyıcılarının seçebileceği en avantajlı ülke şüphesiz Polonya’dır.

Polonya’da Karayolu Nakliye Sektöründe Büyük Taşıyıcıyı Açığı

Yapılan araştırmalara göre Polonya’da karayolu taşımacılık sektörü piyasasında 120 binden fazla sürücü açığı mevcut. Ülkede karayolu taşıyıcısı arayışı giderek daha zorlu hale geliyor.

Bu nedenle şirketler potansiyel şoför adaylarıyla yaptığı görüşmelerde sürücünün mali ve çalışma koşulları açısından teklif edilen iş için memnuniyetini önemsiyor ve buna yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.

Polonya’da lojistik ve nakliye şirketleri sürücülerinin ihtiyaçlarına yönelik hareket ederek çalışanlarının konforunu en üst düzeye çıkartmayı hedefliyor.

Şoförlere evlerine ve ailelerine mümkün mertebede sık dönebilmelerini için sabit, düzenli ve öngörülebilir bir zamanda gerçekleştirilen rotalar garanti ediliyor. AB ülkesi olan Polonya’da karayolu taşımacıları belirli bir saatin üstünde yolculuk edemiyor.

Bu durum şoförleri psikolojik ve fiziksel yönden olumlu etkiliyor. Beraberinde trafik kazaları ve tartışma oranları düşüyor, insanların sağlığı bozulmuyor. Şoförler insanı şartlarda işini sürdürebiliyor. Ayrıca Polonya’da lojistik ve nakliye şirketleri piyasa değişikliklerine yanıt veren bir faturalandırma sistemi de sunuyor.

Bunlardan en popüler olanı “yakıt ayarlaması” olarak adlandırılan ve ücretleri yakıt fiyatlarına göre düzenleyen sistemdir. Bunun nedeni, yakıt maliyetinin tüm şoför maliyetleri içinde en büyük payı oluşturmasıdır.

Bir lojistik operatörü açısından en çok tercih edilen ortaklar filolarında en fazla 10 araç bulunan küçük aile işletmeleridir. Küçük aile işletmeleri için büyük bir ortakla böyle bir iş işbirliği yapmak oldukça cazip gelecektir. Bunun nedeni, yönetim, sipariş alımı ile ilgili tüm konuları lojistik ve nakliye firmasının üstlenmesi ve müşterilerin ihtiyaç duyduğu uygun araçları sağlamasıdır.

Polonya nakliyat olarak Polonya’da nakliye şirketi kurma ve taşımacı olma girişimlerinizde yanınızdayız. Sizleri her zaman destekliyoruz.

Güncel haberler için bizi Facebook hesabımızdan takip edebilir, nakliye şirketi kurulumu ile ilgili ayrıntılı bilgi için websitemizi inceleyebilirsiniz.

Neden Polonya’da Nakliye Şirketi?

Türkiye ile kıyaslandığında Polonya’da nakliye şirketi kurmak çoğu yönden büyük ayrıcalıklar sağlıyor. Polonya Nakliyat olarak Polonya’da taşımacılık sektörüne neden yatırım yapmanız gerektiğiyle ilgili bütün detayları sizlerle paylaşıyoruz.

Neden Polonya?

Avrupa pazarında Almanya otomobil üretimini, İtalya mutfağı ve Polonya kuşkusuz olarak kara yolu taşımacılığını devralmıştır. Nakliye ülkede bir milyondan fazla işçiye istihdam sağlamaktadır.

Polonya’da lojistik ve taşımacılık firmaları tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, ülkeyi Avrupa’nın en büyük karayolu taşımacılık pazarı haline getirmiştir. Polonyalı Şirketler yılda yaklaşık 360 milyar ton-kilometre nakliye işlemi gerçekleştiriyor. Son on yıldaki bu artış özellikle diğer AB ülkeleri ile Polonya arasında gerçekleştirilen nakliye işlemlerinden kaynaklı.

Ayrıca Polonya’nın farklı ülkeler ile arasında gerçekleşen finansal akıştaki olumlu etkilerinden dolayı, nakliye işlemleri Polonya’da önemli bir makroekonomik rol oynuyor. Polonyalı lojistik ve nakliye firmaları farklı ülkelerle yapılan taşımacılık satışlarının yüzde 28’ini oluşturuyor.

Maciej Wroński (TLP) Başkanı Polonya taşımacılığı hakkında: Hiçbir ülke uluslararası taşımacılıkta bizim seviyemizde değildir. AB ülkeleri arasındaki mal alışverişinin yanı sıra Avrupa Birliği ihracat ve ithalatı da Polonyalı nakliye şirketlerinin omuzlarında.

Polonyalı şirketler, uluslararası rotalarda Almanya, Fransa ve İtalya’daki şirketlerden toplamda üç kat daha fazla (230 milyar ton-kilometre) nakliye işlemi gerçekleştiriyor.’’ İfadelerini kullandı.

Ayrıca TLP başkanı Maciej Wroński, Polonya karayolu taşımacılığı hizmetlerinin ihracatından elde edilen gelirlerin 9,3 milyar Euro’ya ulaştığını ve neredeyse Alman, Fransız ve İtalyan şirketlerinin ihracat satışlarının toplam değerinde (yaklaşık 10 milyar Euro) olduğunu vurguladı.

Gdynia Limanı

Polonya’da taleplerin artışıyla birlikte taşımacılık sektörü hızla büyümekte. 28.07.2022 tarihinde Polonya’nın Gdynia Limanı’nda metrekare başına 18 tona kadar çıkan ağır yüklerin depolanabileceği alan kullanıma açıldı. Bu alana büyük yatırımlar yapıldı.

Ayrıca Lodz şehri yakınlarındaki Lucmierz yerleşkesine Newport Lojistik Fonu tarafından işletilen bir lojistik parkı inşa edilecek. Bu Lüksemburg merkezli bir fonun Polonya’daki ilk yatırımı olacak.

Girişimcilerin nakliye şirketi kurmak için seçebileceği en avantajlı ülke şüphesiz Polonya’dır. 2018 yılından beri nakliye sektöründe girişimcilere şirket kuruluşunda destek oluyoruz. Polonya Nakliyat olarak tüm girişimcilerin Polonya’da nakliye şirketi kurma hayalini gerçekleştirmesi için yanındayız.

Daha fazla bilgi için web sitemizi veya Facebook sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Ukraynalı Tır Şoförleri

Ukraynalı Uluslararası tır şöförleri, Rusya savaşı sırasında mülteci konumuna düştü. Hem mesleki hem de hayati anlamdaki risk, şoförlerin mesleğini sürdürememekle beraber yaşamlarını da tehlikeye düşürdü.

Mevzuat İçeriği

Savaş tehlikesinin son bulmaması ve ülkeler arasındaki gerilimin artması Avrupa Komisyonu’nu da harekete geçirdi. Bunun sonucunda Komisyon, Ukraynalı tır şoförleri için özel geçici ayrıcalıkları öngören bir taslak yayımladı. COM(2022) 313 final, 2022/0204 (COD) sayılı taslak, Ukrayna’da edinilen ehliyetlerin geçerliliği ve tanınmasını konu alıyor.

Buna göre, Ukrayna’da yapılan yeterlilik ve zorunlu sürücü eğitimlerinin yanı sıra, kazanılan ehliyetlerin de bu doğrultuda geçerli olacağı ön görülüyor. Düzenleme, yalnızca 24 Şubat’ta Ukrayna’da gerçekleşen saldırıya maruz kalanları kapsayacak. Yani, Avrupa Birliğine dahil olan ülkelere iltica etmiş şoförler için geçerli olacak.

Taslak, AB Konseyi tarafından kabul edikten sonra resmi gazetede yayınlacak ve 5 sonra yürürlüğe girecek. Mevzuat, genel anlamda mülteci statüsüne geçecek olan kamyon ve otobüs şoförlerini kapsıyor. Yapılan kanun çalışmaları sayesinde şoförler, AB sınırları içinde olan tüm ülkelerde mesleklerini rahatça icra edebilme hakkına sahip olacaklardır. 

Tır Şoförlerine Polonya Etkisi

Polonya Taşımacılık ve Lojistik İşverenleri Derneği TLP, Polonya hükümetine başvuruda bulunarak, mevzuatın kapsamının genişletilmesine karşılık talepte buludu. Derneğin bu önerisi, 24 Şubat’tan önce, yani Rusya-Ukrayna savaşı patlak vermeden önce Polonya şirketlerinde çalışan Ukrayna vatandaşları için de geçerli olmasının gerektiğini belitti.

Polonya’da Türk ve Polonyalı şoförlerin yanı sıra, Ukraynalı şoför çalıştırmak isteyecek nakliye firmaları için kısa ve orta vadede bir avantaj olabilir. Polonya’da nakliye firması kurulumu ile ilgili daha fazla bilgi için sitemizi ziyaret edebilir ve bizi Facebook sayfamızdan takip edebilirsiniz.

Polonya’da Nakliye

Polonya, nakliye gücü ile Avrupa’nın en büyük pazar ortaklarından bir tanesi. Bununla beraber ülkenin en büyük gelir kaynaklarından birisi olarak da sayılıyor. Polonya, iç ve dış pazara sunulan lojistik hizmetleri sayesinde gün geçtikçe yerini sağlamlaştırmaya devam ederek, pazar payını her yıl arttırmakta. Özellikle Almanya ve Fransa arasındaki iş yükünün dörtte birine sahip olan Polonya, karayolu taşımacılığındaki gücü diğer ülkeler tarafından da tanınıyor. Elde edilen rakamlar da bu tezi doğruluyor ve çok daha güçlü kılıyor.

Örnek verecek olursak, 2019 yılından itibaren, başta Almanya olmak üzere, çoğu ülkeyi geride bırakarak adeta pazarın dışına itti. Diğer örnek ise milyar ton-kilometre bazında. Ülke içinde bulunan firmalar, hem ülke içi hem de ülke dışı olmak üzere, toplamda 360 milyar-ton kilometre bazında taşıma yaparak bu alanda ne kadar güçlü olduğunu matematiksel anlamda da kanıtlamış oldu.

Polonya Nakliyesi

Polonya, nakliye alanında piyasayı adeta domine etmektedir. Elde edilen sonuçlar aslında rastlantısal ya da tesadüfi değildir. Çünkü, Polonya’nın bu alanda büyümesi diğer Avrupa ülkeleri ile yaptığı ticari antlaşmalar ve faaliyetleri sayesindedir. Yapılan diğer bir araştırmaya göre, Polonya’da bulunan nakliye şirketleri birçok büyük Avrupa ülkesini geride bırakmıştır. Bu ülkeler Sırasıyla, Almanya, Belçika, İtalya Çekya ve İngiltere’dir. Hatta, İngiltere-Almanya güzergahında bulunan tüm taşınabilir malların çoğunu Polonya’ya kayıtlı araçların taşındığı tespit edilmiştir.

Fakat Polonya nakliye alanında nasıl bu kadar rekabetçi? Onu da hemen belirtelim. Batılı ülkelerin kendi arasında yaşadığı rekabet şüphesiz ki maliyet anlamında da vardır. Bu durumda çok daha uygun fiyatlara ve çok daha güvenli taşımacılık yapan Polonya nakliye firmaları doğal olarak pazara kolayca hakim oluyor.

Polonya’da Nakliye Firmaları

Polonya’da nakliye firmalarının GSMH’ya ve GSYİH’ya makroekonomi anlamında da müthiş bir katkısı mevcut. Rakamsal anlamda da değerlere bakıldığında ise hizmet ihracatının toplamı %28 iken, yurtiçi ihracatı %6’ya tekabül ediyor. Bu da 2020 yılının bilançosuna 6 Milyar Euro olarak yansımaktadır. Polonya nakliye hakkında daha fazla bilgi almak için sitemizi ve Facebook hesabımızı takip edebilirsiniz.

AB Karayolu Taşımacılığının En Büyük Nakliyecisi: Polonya

Polonya AB karayolu taşımacılığında önemli bir konuma sahiptir. Bu konum; artan ticaret hacmi, AB taşımacılık hizmetleri pazarına erişimin serbestleştirilmesi ve Polonyalı şirketlerin sunduğu cazip fiyat avantajlarının bir sonucudur.

Eurostat verilerine göre Polonyalı şirketler 2018 yılında yaklaşık 270 milyon ton yük taşımıştır. Bu rakam AB karayolu taşımacılığı yükünün %23’ünü oluşturmaktadır. Polonya’nın AB’ye katılımından günümüze kadar karayolu yük taşımacılığı hacmi sürekli olarak artmıştır. Bu dönemde, Polonyalı şirketlerce taşınan yükün ağırlığı altı kattan fazla artmıştır.

2006 yılından itibaren, Polonyalı nakliye şirketleri tarafından uluslararası taşımacılıkta gerçekleştirilen ve ton-kilometre olarak ölçülen yük işi, yerel taşımacılığa kıyasla daha yüksek olmuştur. 2018 yılında Polonyalı şirketlerin taşımacılık işlerinin yaklaşık %64’ünü uluslararası taşımacılık oluşturmuştur.

Karayolu taşımacılığı Polonya’nın dış ticaretinde kilit bir rol oynamaktadır. Eurostat’ın dış ticaret istatistiklerine göre, karayolu taşımacılığı 2018 yılında ihracatın %72’sini, ithalatın ise %45’ini oluşturmuştur. Polonyalı nakliyeciler tarafından taşınan yüklerdeki artış dış ticaretteki artıştan kaynaklanmaktadır.

Polonya’nın AB’ye katılımının ardından AB karayolu taşımacılığı pazarına erişimin serbestleşmesi ve taşımacılık şirketlerinin fiyat rekabeti; yabancı ülkeler arasındaki taşımacılıkta (çapraz ticaret) ve diğer AB ülkeleri içindeki taşımacılıkta (kabotaj) önemini arttırmıştır.

Polonyalı nakliye şirketlerinin uluslararası taşımacılıktaki rekabet gücü taşımacılığın yapısında kademeli bir değişime yol açmıştır. Polonya’nın AB’ye katılımından hemen sonra taşımacılıktaki büyüme, uluslararası taşımacılığın %87’sini oluşturan ihracat-ithalat yüklerine dayanıyordu.

On beş yıl sonra, 2018’de, ithalat ve ihracatla ilgili ikili navlunların payı %55’e düşmüştür. Navlunların geri kalan %45’i yabancı ülkeler arasındaki taşımacılık (çapraz ticaret) ve kabotajdan oluşuyordu.

Polonya – AB Ülkeleri Arasında Yapılan Nakliyelerde Polonyalı Şirketler Öne Çıkıyor

AB ülkelerinde uluslararası yük taşımacılığındaki eğilimler son yıllarda büyük farklılıklar göstermiştir. Başta Polonya, Romanya ve Litvanya olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri nakliye alanında hızlı bir büyüme yaşamıştır.

Polonya ile diğer AB ülkeleri arasındaki ikili taşımacılıkta Polonyalı nakliyeciler açık bir şekilde hâkim durumdadır. Nakliye ile alakalı ilişkilerde yerli nakliye şirketlerinin payı 2018’de yaklaşık %93’e ulaşmıştı.  Ticaret ortağı ülkelerden gelen nakliyeciler Polonya’ya ve Polonya’dan taşınan yükün %6’sından azını oluştururken diğer AB ülkelerinden gelen nakliyeciler yükün sadece %1,6’sını oluşturmuştur.

Yüklerin çoğu Polonya ve Almanya arasında taşınmaktadır. Polonya şu anda Avrupa Birliği’ndeki en önemli ikinci karayolu taşımacılığı destinasyonudur. 2018 yılında Polonya ile Almanya arasında 60,4 milyon ton yük taşınmıştır. Hollanda ile Almanya arasında ise daha fazla yük taşınmıştır.

Nakliye şirketlerinin ulusal yapısı, Polonyalı nakliye şirketlerinin baskınlığını göstermektedir. Polonya ve Almanya arasında taşınan yükün %95’ini Polonyalı nakliyeciler; %4,2’sini Alman nakliyeciler ve kalan %0,8’ini de başta Litvanya olmak üzere diğer AB ülkelerinden nakliyeciler taşımıştır. Polonyalı nakliyeciler; paylarının %97 olduğu Hollanda, İtalya ve Fransa’ya yapılan ve bu ülkelerden yapılan taşımalarda da öne çıkmaktadır.

Polonyalı şirketlerin AB ülkeleriyle yapılan taşımacılık faaliyetlerindeki hakimiyeti, Polonya’nın AB’ye katılımından bu yana hissedilmektedir. 2004 yılında ihracat ve ithalat yüklerinin %82’sini Polonyalı nakliyeciler; %15’ini ticaret ortağı ülkelerden nakliyeciler ve %3’ünü üçüncü ülkelerden nakliyeciler taşımıştır. Yeni üye ülkelere ve bu ülkelerden yapılan nakliyelerde Polonyalı nakliyecilerin payı %50’nin biraz üzerinde olmuştur.

Polonya AB’nin Çapraz Ticaret Merkezi Konumunda

Yabancı ülkeler arasındaki taşımacılık (çapraz ticaret), Avrupa Birliği’nde uluslararası karayolu taşımacılığının en hızlı büyüyen kısmıdır. 2018’de AB ülkeleri arasındaki yük hacminin %22’si yükleme veya boşaltma yapılan ülke dışındaki ülkelerden gelen nakliye şirketleri tarafından taşınmıştır.

Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin AB’ye katılımının ardından, yeni Üye Devletlerde kayıtlı nakliyecilerin uluslararası nakliye pazarındaki rekabeti büyük ölçüde artmıştır. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri artık yabancı ülkeler arasındaki taşımaların %80’inden fazlasını gerçekleştirmektedir.

AB ülkeleri arasındaki ilişkilerde en aktif olan Polonyalı nakliye şirketleridir. Polonyalı nakliyeciler AB’deki tüm çapraz ticaret taşımacılığının %33’ünden fazlasını gerçekleştirmektedir.

2018 yılında Polonyalı çapraz ticaret taşımacılığı ile uğraşan şirketler 74 milyon tonluk taşıma gerçekleştirmiştir. Taşımacılık pazarının büyüklüğü ve coğrafi yakınlık nedeniyle, Polonya’nın çapraz ticaret taşımaları ağırlıklı olarak Almanya pazarında yoğunlaşmaktadır.

2018 yılında, Almanya ve diğer AB ülkeleri arasındaki taşımalar, Polonyalı nakliye şirketleri tarafından gerçekleştirilen çapraz ticaret taşımalarının %64’ünü oluşturmuştur. Polonyalı taşımacılık şirketleri 2018 yılında toplamda Almanya ve diğer AB ülkeleri arasındaki ikili taşımacılıkta navlunun %13’ünü oluşturmaktadır.

2018 yılında Polonyalı nakliyeciler için en önemli yön, Fransa ve Almanya arasındaki yük taşımacılığı oldu. Polonyalı şirketler toplam 10,5 milyon ton malzeme taşımıştır. Bu rakam iki ülke arasında taşınan yükün %22’sini oluşturmaktadır.

Söz konusu durum Polonyalı tırların Fransa ve Almanya arasındaki güzergahlarda Fransız nakliyecilere ait tırlardan daha fazla yük taşıdığı anlamına geliyor. Benzer şekilde Polonyalı şirketler; Avrupa Birliği’ndeki en büyük taşımacılık ilişkisi olan Hollanda ve Almanya arasındaki güzergahlarda büyük hacimlerde yük taşımaktadır.

Polonyalı Nakliyecilerin AB Kabotajındaki Güçlü Konumu

Polonya, Avrupa Birliği’nde kabotaj sağlayan en büyük taşıyıcıdır. 2018 yılında yerli şirketler kabotaj kapsamında 46,6 milyon ton yük taşımıştır. Bu rakam Polonyalı nakliyecilerin uluslararası taşımacılıkta taşıdığı tüm yükün %17’sine tekabül etmektedir.

Kabotaj, Avrupa Birliği’ndeki en küçük uluslararası taşımacılık kategorisi olmaya devam etmektedir. 2013 ve 2017 yılları arasında en yüksek büyüme oranına sahip olmuştur. AB genelinde kabotaj şimdiye kadar yurtiçi taşımacılığın sadece %4’ünü oluşturmuştur.

Yabancı nakliyeciler kabotaj yaygınlık oranının %14 olduğu Belçika’yı sıklıkla kullanılır. Fransa (%9), Avusturya (%8) ve Almanya’da (%8) da ortalamanın üzerinde oranlar görülmektedir. Öte yandan en düşük kabotaj penetrasyon oranları Polonya ve Bulgaristan (%0,1) ile Letonya’da (%0,3) kaydedilmiştir.

Yurtiçi karayolu taşımacılığının büyüklüğü göz önüne alındığında, kabotaj için en büyük pazarlar Almanya ve Fransa’dır. 2018 yılında Almanya, Avrupa Birliği içindeki kabotaj taşımacılığının %40’ını, Fransa ise %17’sini gerçekleştirmiştir. Çapraz ticarete benzer şekilde, Alman pazarı da kabotajda Polonyalı nakliyeciler için en önemli pazardır.

2018’de Kabotaj taşımacılığının %70’i Almanya’daki gönderici ile yükün alıcısı arasında gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda, Polonyalı nakliyecilerin Alman pazarındaki kabotaj payı %55’e ulaşmıştır.

Almanya’daki kabotaj taşımacılığının geri kalanı Hollanda, Romanya ve Litvanya’dan nakliyeciler tarafından gerçekleştirilmektedir. Polonya aynı zamanda Fransa ve İtalya’da kabotaj sağlayan ana nakliyeci konumundadır.

TIR – Çekici Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Ağır nakliye hizmetleri sunmak isteyen her girişimci, her şeyden önce çekici ünitesine sahip olmalıdır. Olmazsa olmaz bir çalışma aracıdır ve aynı zamanda uygun kapasitedeki römorklarla birlikte çalışmayı mümkün kılar. Teknik sorunlara yol açmadan işlerini mümkün olan en iyi şekilde yerine getirebilmesi için nasıl bir araç seçmeliyiz?

Çekici Nedir ve İşlevleri Nelerdir?

Çekici sektörde çok iyi bilinen bir kavramdır. Ancak sektör profesyonelleri dışında bu aracın özelliklerini bilen çok az kişi vardır. Halk dilinde bu bir TIR kamyonudur. Profesyonel anlamda ise, römorku hızlı bir şekilde bağlamak veya ayırmak için uyarlanmış bir araçtır. Bu, beşinci teker adı verilen özel bir parça sayesinde mümkün olmaktadır.

Sözleşmeli nakliye kapsamında çekicilerin avantajı, çok işlevli olmalarıdır. Buna ek olarak, bir römorku ve yükünü hızlı bir şekilde ayırma özelliği, yolculuk süresinin önemli ölçüde azaltılabileceği anlamına gelir. Bu, nakliyecinin müşteriden alıp varış noktasında bırakabileceği römorkun boşaltılması aşamasının geçiştirilebilmesinden kaynaklanmaktadır.

Çekiciler nakliye işleri için idealdir. Buradaki amaç, sürücünün yükü varış yerine teslim etmesidir. Ayrıca dönüş yolculuğunda zaten mal yüklü olan römorku almasıdır.

Çekicinin Özellikleri

Polonya ve Avrupa’da Nakliye hizmetleri sunan veya bu hizmetleri mevcut tekliflerine dahil etmek isteyen şirketler için çekici seçimi çok önemlidir. Çeşitli araç modelleri teknik özellikleri ve buna bağlı olarak kapasiteleri veya işletme maliyetleri bakımından farklılık göstermektedir.

Taşımalar uluslararası güzergahlarda gerçekleştiriliyorsa, çekici Avrupa standartlarının şartlarını karşılamalıdır. Bunlar, örneğin EURO 4, EURO 5 ve EURO 6 egzoz gazı sınıfları tarafından tanımlanan emisyon standartlarıdır.

Çekici Modeli Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çekici Motoru

Motor seçimi sadece kamyonlar söz konusu olduğunda değil, başka herhangi bir araç satın alırken de önemlidir. Araç gücü, yükün ağırlığından yokuş ve eğimleri aşma kabiliyetine kadar tüm aracın kapasitesini belirler. Dağlık bölgelere nakliye hizmetleri gerçekleştiriliyorsa; daha küçük yükleri taşırken bile, daha güçlü bir motor seçmek faydalı olacaktır.

Bu, dar ve dolambaçlı şeritlerde güvenliği ve güvenilir araç tepkimesini garanti edecektir. Popüler modeller, 400-480 hp aralığında ortalama çıkışa sahip bir motorla donatılmıştır. Motor kapasiteleri de değişkenlik göstermektedir.

Araç Üzerindeki Aks Sayısı

Tipik bir çekici genellikle iki dingil ve altı tekerlekle donatılmıştır. Bu tip araçlar standart ağırlıkları taşıyabiliyor. Nakliye şirketi kendi çekicisini standart ağırlıkta bir römork ile taşıyan firma sahibi için iyi bir seçimdir. Bir araç ne kadar çok dingile sahipse, o kadar ağır yükleri taşıyabilir. Polonya ve Avrupa yollarında oldukça yaygın olan araçlar üç dingilli çekicilerdir.

Beşinci Tekerlek Ayarı

Ayarlanabilir beşinci teker yüksekliğine sahip bir çekici seçmek, malların taşınması için çok daha geniş bir seçenek yelpazesi sağlamaktadır. Bu seçenek, çekicinin römorkun yüksekliğine göre ayarlanabilmesini sağlar. Bu, özellikle nakliye hizmetlerinin hem tonaj hem de biçim açısından büyük farklılıklar gösteren yükler içerdiği durumlarda faydalıdır. Beşinci tekerleğin kaydırılması, hacimli mallar taşınırken yaygındır – aks yükünün ayarlanmasını sağlar.

Taşınan Malzemelerin Tonajı

Standart bir römork çekicisi, yaklaşık 25 ton yüke sahip olup römorkları taşıma kabiliyetine sahiptir. Bu tür araçların yük kapasitesi aks sayısı ile birlikte artmaktadır. Planlanan hizmetler hacimli yükler içeriyorsa, özel tasarıma sahip bir araç satın almak gerekir. Dolayısıyla bir kamyonun temel unsurları şunlardır:

  • Motor gücü,
  • Tork değeri,
  • Aks sayısı,
  • Şanzıman sistemi: vites kutusu, debriyaj, tahrik aksı.

En ağır yükler için, frenlemeye yardımcı olmak veya itme kuvveti olarak hareket etmek üzere özel balast traktörleri de kullanılmaktadır.

Uyku Bölmesi Olan Veya Olmayan Kabin

Bir çekicinin kabin tasarımı, ulusal veya uluslararası nakliye operasyonları için hangi çekicinin seçileceğini belirler.

XXL ve XLX tipi kabinler, yataklı kanepe ve radyo veya buzdolabı gibi çeşitli sürücü olanaklarına sahip yataklı kabinlerdir. Günlerce süren uzun yolculuklar için uygundurlar. XL, L alçak kabin modelleri, ekstra konfordan yoksun oldukları için sadece ulusal veya komşu ülke nakliyesine daha elverişlidir. Aynı zamanda daha ucuzdur.

Polonya’da hem sıfır hem de ikinci el piyasasında çok sayıda popüler çekici markası bulunmaktadır. Polonya’da Çekici bulma konusunda, müşterilerimize yardımcı olmaktayız. Bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.